Sonunda bir hafta daha bitti.İyileşen kızımı evde tutmayı başaramıyorum artık.Sürekli sıkıldım deyip sızlanıyor.
Bu hafta bütün annelerin eylül başı yaptığı alışverişleri yapmaya çalıştım .Okulda forma ve eşofman bedenleri kalmadığı için zorlandım biraz.Büyük beden bir eteği terzide kızıma yeniden yaptırdım.Okul eşofmanına benzeyen eşofmanlar aradım.Bu arada öğretmenimizden sürekli neler yaptıklarını takip edip evde kızıma uygulatmaya çalıştım.Küçücük ellerin kaleme alışması ne kadar da zormuş. Böylece anneliğimin yanı sıra kızımın' ilk öğretmeni' de oldum.
Sonunda yarın okula başlıyoruz.İlk hafta sadece öğlen tatiline kadar gideceğiz.Enfeksiyon tehlikemiz biraz olsun azaldı.Bu hafta okuma yazmanın ilk adımlarına geçecekleri için okula gitmesi önemli..Cuma günü çekilen rontgeninde düzelme olduğu içi doktoruyla beraber bu kararı aldık.Öğretmenlik işi beni bu kısımda zorlayacaktı çünki.
Ameliyat sonrası bende de arızalar çıktı haliyle.Sol omzum kas spazmı geçirdi ve kitlendi.Doktor 5 günlük iğne ve 2 haftalık fizik tedavi önerdi.Fizik tedaviyi bayram sonrasına erteleme kararı aldım.İğneler biraz olsun rahatlattı beni....
Yapacağım her şeyi bayram sonrasına atıyorum.İnşallah her geçen gün benim için daha iyi olacak ve bu günlerimi unutturacak....
Evimize mutlu döndük.Melis eskisi gibi koşturuyor,bense onun tekrar gülümsemesi şerefine şımartmalarıma devam ediyorum...
Dikişlerimiz sorunsuz bir şekilde kaynadı.Bir tek gribal enfeksiyona karşı dikkatli olmamız söyleniyor.1 saatlik kısa geziler,parkta yürüyüşler şeklinde dışarı çıkıyoruz.Okula daha başlayamadık.Ne yalan söyleyeyim,ne kızım ne de ben daha okul moduna geçemedik.Şimdilik onun iyi olmasının keyfini sürüyoruz.Pazartesinden itibaren bu gevşekliğimizi bir kenara bırakıp,okul konusuna el atmayı düşünüyorum:))))
Şimdilik bizden haberler bu kadar.Evimi özlemişim....
Karanlık bir havaya uyandım bu sabah.Balkona çıktığımda erik ağacının sanki heyecanla yağmuru beklediğini hissettim.İki küçük serçe birbirine bitişmiş,karınlarını şişirmiş üşümemek için direnir gibi dalda duruyorlardı öylece...
Kafamda binbir sıkıntıyla geçen koskoca bir yazdan sonra bu sonbahar halleri beni mutlu etmeye yetti.Kalbimin oralarda bir yumruyla yaşadığım sıcak günleri bir daha hatırlamak istemiyorum.
Melis hızla iyileşiyor.İyileştikçe evde oturamıyor.Cevahir'e gideceğim,Metrocity'e gideceğim diye ağlayıp duruyor.6 yaşında bir çocuğu bu süreçte evde tutmak zor haliyle. Eve hijyen sebebiyle misafir de alamadığımız için sıkılmaları hiç bitmiyor.Gelecek hafta çarşamba gününe kadar dayanabilmesini bekliyoruz.Ondan sonra Kayseri'ye evimize döneceğiz.
Bu sene ilkokul 1. sınıfa başlayacak.Şimdiden 1 hafta geri kaldık.Hiç tanımadığı öğretmenini anlatıyorum ona şimdilik.Ben de görmediğim için nasıl anlattığımı siz düşünün.Biricik arkadaşım Fulya ile çocuklarımız gene aynı sınıfa düştüğü için ondan duyduklarımla yetiniyoruz.Her şeyin geçtiği gibi bu günlerde geçecek ve bıraktığımız yerden hayata devam edeceğiz.
Yağmuru beklerken,annemin demlediği çayın kokusu burnumda,yepyeni bir güne gülümseyerek başlıyorum.Mutluluk hep bizimle olsun.........
Biricik kızım Melis ağır bir ameliyat sonrası sağlığına kavuştu ve yüzüm gülmeye başladı.Bundan sonra benden hüzünlü yazılar beklemeyin........
Yaklaşık 1 hafta hastanede kaldıktan sonra dün evimize geldik.Kızım artık eskisinden daha da sağlıklı hayata devam edecek.Cadılıklarına başladı bile. 2-3 hafta süren bir ev hapsi durumumuz başladı şimdi de...Onu nasıl evde tutmayı başaracağımı bilmiyorum.
Ameliyat öncesi ve sonrası bana bir omuz kadar yakın, lakin uzakta olup arayan tüm dostlarıma teşekkür ederim.Böyle zamanlarda insan ne kadar sevildiğini anlayabiliyor.
Yüreğimin bir kısmını ameliyat günü hastanede bir yerlerde bıraktım.Bu kısım ;lüzumsuz laflara ,sözlere ,manasız şeylere üzülen kısmımydı kalbimin.Allahın da bir bildiği vardır ki beni bu yaşta çocuğumla ilgili bir konuda sınadı....
Düzelmem zaman alacak.........
Herşeyin geçtiği gibi bu da geçecek ve ben her gün biraz daha gülümseyerek hayata ve bloğa devam edeceğim...
Çocuğumu mutlu görmenin verdiği keyifi başka neyde yaşarım bilemiyorum. 6 yaşında arkadaşım gibi benimle sohbetler edişi,her konuda fikrinin olması beni ona daha da bağlıyor. Bugün yüzme kursunda öğretmeninin övgülü sözleri sonrası mağrur bakışlarını görmenizi isterdim.Tek çocuk olmanın verdiği birkaç şımarıklığı haricinde okulda ve bu tarz ekinliklerde beni hiç üzmüyor.
İstanbul'da deniz parkında(Ortaköy) en sevdiği etkinlik olan kuşlara yem verirken hem korkuyor hem de bir o kadar eğleniyordu.Ortaköy günümüzde hep aynı şeyleri sırayla yaparız. Önce Mado dan dondurma alınır. Dondurma denize bakan taraftaki bir bankta yenir. Bitince kuşlara yem verilir.Daha sonra caminin arkasındaki parka gidilir.Orada o oynarken ben yanındaki cafe de kahvemi içerim. Oynaması bitince deniz kıyısında oturulur mısır alındıktan sonra motor gezisine çıkılır. Bu sıra kesinlikle bozulmaz.
Evet.... ben de sizlerden kendi çocuğunuzun takıntılı gezintilerinden bahsetmenizi isteyeceğim. Bu sıra konusu bir tek benim kızıma mı has merak ediyorum doğrusu?
Karnemizi aldık....Hepsi yıldız..Öğretmenimize 1 sene boyunca verdiği emekler için teşekkür ediyorum.Melis karnesini alırken,(anne olmak böyle bir şey herhalde)ağlamamak için kendimi çok zor tuttum.Öğretmenimizin yaptığı konuşma esnasında anladım ki ;'o büyümüş' ve 3 ay sonra ,Lise Son sınıfa kadar sürecek büyük bir maratonun içine girecek.Anasınıftaki oyun günlerini arayacak belki de.Son kez,anasınıf koridorlarında biricik arkadaşı Duru'yla oynarken bunların farkında olmadığını biliyorum.Bak gene hüzünlendim. Mutlu anlarda kendime hüzünlenecek pay çıkarmaya bayılırım zaten.Tüm okullu çocuklarımıza iyi tatiller diliyorum.
Çocukları mutlu etmek çok kolay aslında....Sadece çocuğunuza odaklanıp günde 1 saatinizi dolu dolu onunla paylaşın.Bir kitap,bir oyuncak,okulda öğrendiği bir şarkı....
Paylaştıkları her yeni şey, hatırlamalarına yardımcı oluyor ve bu da karakterini oluştururken bir basamak gibi onları hayata karşı yükseltiyor.
Arkadaşlarından mahrum bırakmayın çocuğunuzu.Haftasonları onlarla beraber program yapmayı ihmal etmeyin.Yüzlerindeki mutluluk her şeye değecektir.
Bu fotoğraf,kızımın arkadaşı Duru'nun doğum günü partisinde çekildi.Rana,Duru ve Melis ,ilk bebeklik günlerinden beri ,beraberken, bu mutlu yüzleri takınıyorlar suratlarına...Kendilerine has evcilik oyunları bile türettiler.Onları genç kızken hayal bile edemiyorum.İnşallah, mutlu bir yaşamları olur ki bunu sağlamak biz anne ve babaların elinde....
Bu gece Funda Arar'ın konserine gittik Kızım Melis ve biricik arkadaşı Duru'nun , konser çevresindeki mekanların tadını çıkartırken görüyorsunuz....
Alt alta, üst üste oynadılar. Acıkınca ,bütün kış özledikleri mısırdan 2'şer tane yediler. 'Funda Arar nasıldı?' diye hiç sormayın. Biz galiba sadece kızları izleyip eve döndük:)))
Biricik kızım Melis'in sınıfı ,yarın ,yoğun bir çalışma ile hazırlandıkları ,gösteriye çıkacaklar. Nasıl heyecanlı bu gece anlatamam. Saçını nasıl yapacağını,kıyafetini teker teker düşünüp endişeleniyor. İstanbul'dan gelen anneannemiz onu biraz yatıştırdı ve uyuyabildi.Galiba ben de heyecanlıyım.Anne olmak böyle bir şey herhalde...
Herkese merhaba!
Blogumda ;benim gibi full time anneler için gerekli herşeyi bulabilirsiniz. Pratik pasta veyemek tarifleri,artık okullu bir çocuğunuz ve vaktiniz varsa hobiler,çocuğunuz için masallar ve içimden gelen herşeyi paylaşmak adına buradayım.
Yorumlarınız benim için değerli! Bu sebeple her konuyla ilgili yorumlarınızı bekliyorum.
Diğer bloğum
http://Anneveecocuk.blogspot.com